Bir bu eksikti!...

Hani eskiler derler ya "Tüfek icad oldu mertlik bozuldu" diye, futbolda da bahis icad oldu futbol bozuldu. Hele ki günümüzde nerdeyse futbolcu hapşırıra kadar açılan bahisler işi çığrından iyice çıkardı. Hal böyle olunca bizim bu işin dışında kalmamız elbette düşünülemezdi. Çaldıkları yada çalmadıkları düdüklerle koskoca sermayelere, büyük fedakarlıklara, olanca emeğe, koskoca camialara her türlü haksızlığı yapan hakemler hemen başrolü alıverdi.
Futbol Federasyonu Başkanı sayın İbrahim Hacıosmanoğlu'nun açıkladığı verilere göre profesyonel liglerimizde görev alan 571 hakemden 371'in bahis hesabının olduğu kamuoyuna duyuruldu. Bunların 152 tanesi halen aktif halde bahis oynamaya da devam ediyormuş.
Rezaletin dip noktası.
E ben ve benim düşünen onlarca spor yazarı yıllardır boşuna demiyoruz Türk futboluna yabancı hakem şart diye. Bizimkiler artık zıvadan çıktı diye.
Görünen köy kılavuz istemiyor ki...
Burada dürüstleri tenzih ediyorum tabi. Ama eminimki onlar azınlıkta. Ne demişler istisnalar kaideyi bozmaz, Türk hakemliği karaya vurdu...
Öncelikle sayın başkanı gönülden tebrik ediyorum böylesi devasa bir yaraya neşter vurduğu için. Bunu birinin yapması çoktan gerekiyordu, ama kimse bu kör kuyuya kafasını sokmak istemedi. Hacıosmanoğlu değil kafasını, gövdesini bile bu işin içine soktu.
Helal olsun başkan.
Türk futbolu, Türk hakemliği bu çirkin tuzaklardan kurtulup, adaletli bir yarışa dönüşecekse bu soruşturmaların milat olacağı kesindir.
Kimsenin gözünün yaşına bakılmadan, her türlü yasal cezalar dahil işin sonuna kadar gidilmesi en büyük temennim.
Minareyi çalıp kılıfını uyduranların uyanıklıklarına dikkat edilerek, kim geçmişte ne yapmış, ne dalaveralar çevirmiş hepsi açığa çıkmalı. Çıkmalı ki bundan sonraki aç gözlülere ders olsun, böylesi hırsızlıklara cesaret edemesin.
Sadece hakemlerimize yüklenip diğer aktörleri de unutmamak gerek tabi. İster yönetici, ister başkan, ister futbolcu her ne kademede olursa olsun bu pisliğin içine kim bulaştıysa cezasını çekmeli, ilgili yasalarımız neyi öngörüyorsa bedelini ödemelidir.
Bu bataklığı kurutmadan, özellikle yeni nesil hakemlerimize spor ahlakını, spor namusunu, şereflice maç yönetip alın teriyle para kazanmalarını öğretmeden bu iş sonuca ermesin. Elbette bu çok uzun bir süreç ve bizim bu süreci yaşamamız elzem.
Bu konuda özellikle Spor Bakanlığımızın da, her türlü federasyonumuzun arkasında olacağına inancımız sonsuz.
Biz sporcunun zeki, çevik ahlaklısını sevdiğimiz gibi, bu işin içindeki diğer insanlarında özellikle ahlaklısını severiz. Onlarda aradığımız en büyük özellik; ahlak...
Ahlaksız nesillerin, ahlaksız nesiller üretmesine izin vermeyelim...




